Sancar 'Engelli olmak yaşamaya engel değil'
Haber
03 Aralık 2020 - Perşembe 09:26
 
Sancar 'Engelli olmak yaşamaya engel değil'
Gazetemiz muhabirlerinden İbrahim Halil Altundağ 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle, 9 yaşında yanlış tedavi sonucunda seslerden mahrum bırakılan Sevil Sancar ile çok ses getirecek bir röportaja imza attı.
ÖZEL HABER Haberi
Sancar 'Engelli olmak yaşamaya engel değil'

Sancar, işitme engellilere "ses" oldu;

3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde mücadelesi, çalışkanlığı ve başarısıyla örnek olan, engel tanımayan Sevil Sancar röportaj konuğumuz oldu. Yapılan yanlış tedaviden sonra işitme kaybı yaşayan Sancar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda sessiz dünyasındaki zorluklara rağmen deyim yerindeyse krizi fırsata çevirme hikayesi konuşuldu. 9 yaşında duyma yetisini yitiren fakat buna boyun eğmek yerine işaret diliyle tanışıp yaşamına bir nevi ses katarak eğitim hayatına birçok başarı sığdıran Sancar, engelli olmanın yaşama engel olmadığını savundu.

Dünya Engelliler gününde farkındalık oluşturmak adına engelleri aşan Sevil Sancar ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız ise şöyle;

 

Merhaba sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba Ben Sevil SANCAR. Şanlıurfa doğumluyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Bilgisayar önlisans ve  Lisans İşletme mezunuyum. Şuan 4.sınıf Sosyoloji lisans bölümünde son sınıf okumaktayım. İşitme engelli Coclearİmplant kullanıcısıyım. Doktorun vermiş olduğu yanlış ilaç sonucu işitme kayıplı oldum. 13 sene dudak okuyarak iletişim kurduğum sessiz Dünya’m, İzmir Bozyaka Hastanesinde, 2012 yılında Coclearİmplant ameliyatı ile yeniden seslere kavuştu. Şimdilerde hem dudak okuyarak, hem işitme cihazımla, hem de işitme engelli toplumu içerisinde Türk İşaret Dili kullanarak iletişimimi sürdürüyorum.

 

Sonradan engelli olmak nasıl bir his bizimle paylaşır mısınız?

“Her insan bir engelli adayıdır.” Sözünü çok duymuşuzdur. Kimin ne zaman ve nasıl başına geleceği belli değil. Benim için çocukluğu yaşadığım zamanlarda böyle bir durumla karşılaşmak elbet kolay olmadı. Ama bütün güzel şeyler, zorluklardan sonra gelirmiş. Tamda böyle bir durum yaşadım. Ve Biraz şaşırtıcı gelebilir Fakat gerçek şu ki, Allah tarafından altın tepsiyle sunulmuş bir hediye olduğunu düşünüyorum ve ben işitme engelimi çok seviyorum.  Çok şükür kendimle barışık biriyim.

 

İşitme engelli olmakla yaşadığınız sıkıntılar oldu mu, ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Tabii ki birçok sıkıntı yaşadım ve küçük yaşta büyük sıkıntılar yaşamak beni çocukken olgunlaştırdı. Nice tecrübeler kazandırdı. En başta iletişim sıkıntısı yaşadım. Duyamamak ve muhabbetlere katılamamak, insanların ne dediğini anlayamamak çok zordu.  Özellikle çevremin “ah-vah yazık yazık engelli olmuş” Vs sözleri ile daha fazla incindim. Hani engellilere yazık günah gözüyle bakarlar ya işte bu büyük yanlış. Biz engelliler dışlanmak, hor görülmek istemeyiz ve bizlere acınmasından nefret ediyoruz. Bizlerde her insan gibi güçlü ve ayakta durabilen, mücadele eden bireyleriz. Herkeste olduğu gibi bizde yaşam mücadelesi veriyorken, birde engelimize olan bakışlarla mücadele etmek epey fazlasıyla yordu.

 

Çocuk yaşta engelli olmakla yaşadığınız iyi ve kötü bir anınız oldu mu?

Sayamayacağım kadar iyi ve kötü anılarım oldu. Mesela Lise yıllarımda sıra arkadaşımın ve sınıfta ki kız arkadaşlarımın, sırf işitme engelli olduğum için beni terk etmeleri, konuşmamaları ve üstüne birde ezmeye çalışmalarını nedense unutamıyorum. Çocukluk işte bilinçaltında kalıyor bazı iyi kötü anılar. Destek beklerken insanların köstek olduğu bir Dünya’da yaşıyoruz maalesef. İyi anlarımın en güzel yönü dudak okuma kabiliyetimin zamanla kendiliğinden gelişmesi oldu.

Şuan çalışıyor musunuz, ne işle meşgulsünüz?

Evet çok şükür çalışıyorum güzel bir işim var ve işim ne olursa olsun sevgiyle, bağlılıkla yapıyorum. Belsan A.Ş İnsan Kaynakları Departmanında çalışıyorum. Aynı zamanda 5 yıldır Karaköprü Halk Eğitim Merkezine bağlı olarak Türk İşaret Dili Eğitmeniyim. Şanlıurfa Adliyesinde Türk İşaret Dili Bilirkişisiyim.

 

İşaret dili eğitmenliğine başlama hikayenizi anlatır mısınız?

Ailemde ve yakın çevremde işitme engelli olmadığı için, işaret dilini bilmezdim. Ama çocukluktan gelen Barış Manço sevgisiyle, işaret dilini bilen ilk sanatçı olması çok dikkatimi çekmişti.  İşitme engelli olduktan sonra merakım arttı ve yolda yürürken iki işitme engelli kişinin işaret diliyle konuştuklarını gördüğüm zaman, “Bende işitme engelliyim, konuşabiliyorum ama duymuyorum. Peki neden öğrenmiyorum?” diyerek ilk adımı attım. O yıllarda Kayseri’de kuaförlük bölümü okumakta idim. (5 yıl Bayan Kuaförlük Mezunuyum aynı zamanda) Sonra Kayseri işitme engelliler derneğini araştırıp buldum ve dernekten kitap aldım çalıştım ve orada arkadaşlar edindim. Zamanla kendimi geliştirdim. Ünv yıllarımda sınıfımda 2 işitme-konuşma engelli olan arkadaşlarımın dersleri anlamaması ve iletişim eksikliğini gördükten sonra, İşaret dili bende bir Aşka dönüştü. O gün bugündür #İşaretDiliSevgiDili sloganımla, ilerlemeye ve öğrendiklerimi öğrencilerimle, çevremle paylaşmaya devam ediyorum.

 

Peki bu alanda ne gibi çalışmalar yaptınız?

Uzun yıllar gönüllülük esaslı birçok projede çalıştım. 2012 yılında AB projesinde gönüllü Türk İşaret Dili Eğitmenlliği görevinde bulundum. 2015 yılında Büyükşehir Belediyesinin 10-16 Mayıs EngelliLler Haftasında İşaret dili tercümanlığı yaptım. Engelliler Koordinasyon merkezinin açılışında yine aynı şekilde tercümanlık yaptım. Türkab (Türkiye Kardeşlik Birliği) Engelliler Komisyonu Başkanı olarak gönüllü görev aldım ve Türkab Medeniyetler Kardeşliği sempozyumunda, Türkab Kampüs kardeşliği panelinde öğrencilerimle birlikte İstiklal Marşını işaret diliyle çevirip aynı zamanda tercüman olarak görev aldım. Edessa TV’de her yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde Ana Haberlerde İşaret dili Tercümanlığı gönüllü olarak görev alıyorum. Engelliler Kent Konseyinde de eş zamanlı toplantılara katılıp engelleri kaldırmak için projeler gerçekleştiriyoruz. Bu gibi bir çok çalışmalarım mevcut.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Engelli kardeşlerimin, içinde bulundukları kabuklarını kırıp dışarı çıkmasını ve hayatla mücadele etmekten asla vazgeçmemelerini belirtmek istiyorum. Ve “Her insan engelli adayıdır.” Sözünü tekrar ederek, insanların engellilere bakış açısını pozitif olarak değiştirip, empati kurmalarını ve önyargılarını yıkmalarını rica ediyorum. “Engellidir yapamaz.” Cümlesi bize yabancı bir kelime.  Bu açıdan engellileri küçümsemesinler ve bizlere inanarak  daima destek olsunlar.

 

Bu röportaj için zaman ayırdığınızdan dolayı teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim. Umarım bir gün herkes engellilerin penceresinden bakmayı öğrenir. Çok teşekkürler.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı