Yazı Detayı
06 Kasım 2018 - Salı 09:05 Bu yazı 10961 kez okundu
 
Allah'a yakın,dinden uzak
Eşref DOĞAN
 
 

Yaşadığımız bu asırda Allah'a yakın olmak lazım, dinci geçinenlerden de uzak durmak gerekir diye düşünüyorum. Neden mi diyorsunuz? Çünkü eskiden, minareler süngü, Kubbeler miğfer, Camiler kışla, Müminler ise askerdi. Fakat yıllar geçtikçe Müslümanlar sadece bu dünyayı düşünmeye kendi menfaatlerini düşünmeye ve de bencilleşmeye başlayınca değerlerde değişmeye başladı. Yukarda saydığım değerler yerine şöyle bir tablo çıkmaya başladı. Minareler simge. Kubbeler sembol. Camiler tapınak. Müminler putperest' e indirgendi (!) ya… Yıllar önce kaleme bunu alan merhum ziya Gökalp'e, rahmet olsun demek lazım adam neye niyet etti, bakın bu gün neye kısmet oldu?

Bu günkü Müslümanlar arasında İslam'a patolojik bir bağlılık mevcuttur. İslam'ı yaşamadığı halde ona aşırı bağlıdır. Neden? İslam'ın sosyal, siyasal, ekonomik, ahlaki velhasıl hiçbir alandaki değerler dizisini bugün uygulamıyor ama İslam'ı da kimseye kaptırmak istemiyor. Peki neden? Bu duruma felsefe, “anakronikşizofreni” diyor.

“Türkiye, İslam'ın ve peygamberinin savunmasını Araplardan daha çok yapıyor. Neden?” “Kraldan çok kralcı olmak,” şeklinde ifade edilen durum, İslam konusunda Türkiye'de mevcuttur. Araplarda bulunmayan bir İslamcılık var. Bunun bazı nedenleri aşağıda görülecektir. Türkiye, kendisini İslam'a girmiş olarak kabul ettirmek istemektedir ama bu işin jürisi bunu kabul etmiyor. Çünkü Türkiye'nin istediği tipte bir din ne orijinal ve olgusal İslam'da ne de genel teoloji tarihinde mevcuttur. “Politika sonradan küskünlere, kapitalizm sonradan görmelere, dinler de sonradan dönmelere bel bağlarlar.”

Niyazi kahveci bunu şöyle açıklıyor.

Antropolojik neden yani tarih sahnesine geç çıkma Antropolojik olarak; genelde Müslümanlar, tarih sahnesine geç çıkan insanlar olma özelliğine sahiptirler. Nitekim Semitik din kanalına İslam vasıtasıyla en son girenlerdir. Tarih sahnesine geç çıkan topluluklar, daha önceki insanlık tarihini, kendilerinin görmezler ve onu yok sayarlar. Çünkü daha önceki tarihte, katkıları olmadığından kendilerine yer bulamazlar. İslam da, kendisinden önceki tarihi yok sayar ve onu “cahiliye” olarak nitelendirir. Böylece kendisini tarihle kopuşa sokarak tarihsiz ve köksüz yapar. Dolayısıyla tarihini İslam'la başlatan toplulukların, ondan önce tarihleri yoktur. Her şeye sıfırdan başlarlar. Her alanda sıfırdan sistem ve değerler dizisi üretme zorunlulukları vardır. İnsanlığın daha önce geçtiği evreleri “gecikmiş eylem” olarak sonradan yaşarlar. Bu durum, özellikle düşün ve bilim başta olmak üzere her alanda bir geç ve geride kalmayı doğurur. Batılı toplumlara baktığımızda, onlar, kendi tarihleri olmasa da, insanlığın bütün düşün ve bilim tarihini kendi tarihleri olarak görerek, tarih sahnesine geç çıksalar da kendilerini gecikmiş durumdan kurtarmaya çalışırlar. Böylece kendilerini insanlığın sahipleri olarak görürler. “Sonradan olmanın dezavantajlarından biri, öncekilerin taklitçisi olmaktır.” Allah bizi taklitçilikten ve birilerine benzemekten alı koysun.

 
Etiketler: Allah'a, yakın,dinden, uzak,
Yorumlar
Haber Yazılımı