Fatma İZBULAN Aşk!
Yazı Detayı
20 Ocak 2021 - Çarşamba 13:53
 
Aşk!
Fatma İZBULAN
 
 

Ne kadar da kolay söyleniyor değil mi? Bir çırpıda çıkıyor ağızdan. Tek heceli basit sakin bir kelime gibi dursa da insanoğlunu yeri geldiğinde göklere çıkaran yeri geldiğinde de darmadağın eden tek duygunun adıdır. 
Arapça kökenli olan bu kelimenin anlamı birine duyulan aşırı ve yakıcı sevgi anlamlarına gelir. 
Bence sadece yakıcı sevgi deselerdi de aşkı anlatmaya yeter ve artardı bile. Çünkü aşık insanın yüreği adeta ateşe atılmış gibi yanar. 
Alevler içerisinde kalan insan nasıl çaresizce sağa sola koşuşturursa âşık olan insanda öyledir, ne yaptığını bilmeden sağa sola koşar. 
Yüreğinde yanan ateş aklını da yakmıştır. Hiçbir şeyi mantıklı düşünemez. Öyle ki düşüncesi de, aklı da, fikri de, bedeni de aşık olduğu insan olmuştur ve aşık bu halinden çok memnundur.
Ama aşka bu kadar yakmak yetmez, aşığı  daha da yakmak adeta kül etmek ister. Eder de. Tek başına yakma niyetinde de değildir üstelik. 
Dostu ayrılık ile el ele verir aşk ve aşığı şiddetli bir ateşte yakar. Artık her yerde, herkeste sevdiği insanı görür aşık. Sonra birden burnuna kokusu gelir, ciğerlerine kadar çeker o kokuyu. Bir anda olsa o koku dünyanın en mutlu insanı etmiştir aşığı ama sonra yine nefes alamadığını fark eder. Yüreğini biri tutup sıkıyordur. Patlayacak gibi hisseder. Gözü yaşarır, yüreği sızlar aşığın. Günlük işlerini bile yapamayacak hale gelir. Artık aşık yürüyen bir cesede dönüşmüştür. Aşk ve ayrılık bu durumdan büyük bir keyif duyar.
Sonra aylar geçer belki de yıllar geçer anka kuşu misali âşık küllerinden yeniden doğar. Güneş daha parlaktır artık gelecek ise daha güzel.   

 
Etiketler: Aşk!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı