Yusuf AKTAŞOĞLU Şehirleşme1
Yazı Detayı
16 Şubat 2021 - Salı 09:16
 
Şehirleşme1
Yusuf AKTAŞOĞLU
damgam
 
 

Genel anlamda Dünyanın özelde Ülkemizin özellikle de bulunduğumuz şehrin (şehirlerin) kaderi aşağı yukarı birbirine yakınlık göstermektedir.
Tabii bu arada bizden çok çok önce bunun ciddiyetine varmış, kavramış medeniyetlere ev sahipliği yapmış uygarlıklar birde yılların tecrübesi, teknik ve bilgi ile doğal afet, yıkım, uzun ömürlü, estetik, dayanıklı, rahat, ekonomik, mastır plan içersinde modern hayat ya da koma bir hayat anlayışıyla hayal edilen imar planlarıyla bizden en az 100 Yıl önceden davranmış olan batı.
Batı imar planlarıyla dünyanın inşasını belirlemiş, çehresini çizmiş İmar Planlarıyla insanlığa bir hayat modeli, bir yaşam biçimi ve bir alan belirlemiştir.
Öyle ki kendi şehrinin sınırları içerisinde kendi dost ve akrabalarına yaşadığı evle, mahalleyle, semtle, ilçeyle şahsına ve ailesine itibar isnat eden, yatıp kalktığı evin büyüklüğüyle büyük, büyük olmaması ile de kendini küçük sayan, evin odalarının mefruşatını tam anlamıyla döşeyemese de ve genelde de binbir masrafla düzdüğü misafir odasına kilit vurup çok, çok kıymetli bir misafir gelmese de hiç kullanmadığı o misafirsiz odasıyla, evinin balkon büyüklüğü ya da biçimiyle havalara giren bizlerin bırakın şehirli olmasını en fazla oralarda ikamet edenleriyiz.
Bu durum kendi kültürünü koruyamamış, kendi yaşamsal alanını belirleyememiş bizlerin eski ya da mevcut kültürünü kaybetmiş yeni kültürü de okuyamamış tanımayan ya da hazmedememiş bizlerin yarı şehirli bir sıkım köylü bir tutam da dağlı olduğu gerçeğini örtmemektedir.
Bu tutum bizim içerisinde yaşadığımız rezidans, site ya da apartmanlar olsa da (projesi, imarı, statik, mekanik ve bin bir ayrıntısı batı mimarisi olan alanların) hakkıyla şehirli olduğumuz anlamına gelmemektedir.
Bütün bu iç çekişmeler devam eda gelirken ara ara asansör ücreti, otopark paylaşımı, kapıcı ya da merdivenci parası için kavga etsek de, alttaki komşunun balkonuna soframızı silkelesek de rantsal bölgelerde mastır imar planı uygulanmasa da kısır, özel, bölgesel imar planları dâhilinde yükselen apartmanlar, diğer yanda çürüyen tarihi evler, hanlar, hamamlar ve imar affı gelir diye, ufak tefek teberrülerle mantar gibi çoğalan gece ve gündüz kondular.
Ne yazık ki bu gece ve gündüz konduların büyük bir kısmı da ne acı ki Milli Emlak’a bağlı hazine alanları, sit alanları, yaban yaşam alanları dere yatakları ve gerilim hatlarının altı olmaktadır.
Öyle ki yaşamsal alanlarımızın ismi, rengi, imar durumu, yapı şekli içersinde yaşayan kişinin sahibi olduğu kadar o yapılar da yaşayan kişilere de kişilik veren etkenlerden bir tanesidir.
Bir şehrin imar durumu o şehrin hayata bakış açısını, geçim, eğitim durumu hakkında bizlere ipuçları verir.
Şehrin şehirleşmemesinin önündeki en büyük engel iki kategorideki yapılaşmanın da temelinde rant olmasıdır.
Temeli rantsal bir imar ya da beklenilen imar aflarıyla verilen yasasız keyfi izinler 1. Derece Tarım arazilerinde sitelere birde Milli Emlak arazilerinde de Gece ve Gündüz konduların olmasını sağlamıştır.
Bir yandan rantsal imarın 1. Derece Tarım arazilerine kadar kayışı, diğer yandan da denek, ya da iki göz görmese fakirin, fukaranın kamunun malını haksız yere gaspla sonuçlanan ucube, sağlıksız, iç içe, sosyal donatısı olmayan, ulaşımı problemli gece ve gündüz konduların oluşmasını kaçınılmaz kılmıştır. Zaten sit alanlarındaki hal i pürmelâli söylemeye gerek yok.
Artık sit alanları yaşamsal alandan çok dış cephelerinin düzenlenmesiyle çoğunlukla görsel bir alan olarak hayatta kalmaya çalışıyor.
Değer kazanmaktan da çok değer kaybetmeye devam etmekte.
Bu üçlü birbirine zıt yaşamsal alanlar bir bütün uyum içerisinde şehirleşmeye engel olmaktadır.

 
Etiketler: Şehirleşme1,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Şubat 2021
Şehirleşme
02 Şubat 2021
Koronavirüs ve alışkanlıklarımız
10 Ocak 2021
Gazeteciler Günü
09 Aralık 2020
İnsanlık yakınlarını unuttu
06 Aralık 2020
An yok ki...
27 Kasım 2020
İlaç reklamları
26 Kasım 2020
Hakkını vermek gerek
25 Kasım 2020
Uzak eğitim
25 Kasım 2020
Mafyanın dizayn ettiği siyaset
24 Kasım 2020
Sonunu baştan hazırlayan kavim
22 Ekim 2020
Siyaset gevezelerin işi değildir
13 Eylül 2020
Biz Müslümanlar olarak bu acıları duymak, görmek zorundamıyız?
11 Eylül 2020
Bugün 11Eylül
10 Eylül 2020
En büyük emperyal büyük şeytan Amerika’dır
08 Eylül 2020
O şehirde
08 Eylül 2020
Sosyal medya çekilmez bir hal almış vaziyette
07 Eylül 2020
Selam olsun
05 Eylül 2020
Şeytandan korunmak için Allah'ı tanımak gerek
04 Eylül 2020
Haps olan İslam
04 Eylül 2020
Gecekondu
03 Eylül 2020
Büyük şeytan Amerika
10 Ağustos 2020
Siyaset rakibine saldırmak değildir
09 Ağustos 2020
Ülkenin gündemi
08 Ağustos 2020
İslam coğrafyası
07 Ağustos 2020
Seviyesiz siyaset zulüm getirir
06 Ağustos 2020
Ekonomi daralmakta
06 Ağustos 2020
Eğitim
05 Ağustos 2020
İyiler kaybetmiş durumda
20 Temmuz 2020
Her elbise her bedene olmaz...
12 Haziran 2020
Olurluk Makamı
01 Haziran 2020
Katilsin Amerika katilsin katil
01 Haziran 2020
Siyasi tarihte camiler
31 Mayıs 2020
İnsanlık tarihi bu corana virüsünü çok kötü bir şekilde hatırlayacak
05 Mayıs 2020
Küresel corona virüs
27 Mart 2020
Allah muhafaza Bilim Kurgu Filmi gibi...
16 Mart 2020
Korona virüsü şaka değil!!!
06 Ocak 2020
Batılılar akıl
19 Aralık 2019
Erdem
19 Aralık 2019
Yereldeki Başkanlarımız
12 Aralık 2019
Misafir
11 Aralık 2019
Gelişmiş ülkeler
11 Aralık 2019
Ölümü gösterenler
10 Aralık 2019
Pohpohlama
09 Aralık 2019
Bir Memlekette Üretici
04 Aralık 2019
2 Milyon yerli 1 Milyona yakın mültecisiyle
29 Kasım 2019
Millet gitti nereyi buldu...
08 Kasım 2019
Bir dostum geçen anlattı
07 Kasım 2019
Biz istiyoruz ki
04 Kasım 2019
Küresel emperyalizm
16 Ekim 2019
Küresel emperyalizm İslam coğrafyasında yenilecektir
15 Ekim 2019
Kardeşiz ve Kardeş kalacağız
08 Ekim 2019
Bir kesimi anlamış değilim: Onlar
26 Eylül 2019
Havlunuzu atmayın
24 Eylül 2019
Kan dökmekle hak ikna edilmez
10 Eylül 2019
Buyrun bugün AŞURA
19 Ağustos 2019
17 Ağustos depreminin yıldönümü
05 Ağustos 2019
Çarpık çurpuk
26 Temmuz 2019
Söz mü? Söz
23 Temmuz 2019
Keşke'ye rağmen
18 Temmuz 2019
Oku Ali oku artık
04 Temmuz 2019
Bilmem anlatabildim mi?
29 Mayıs 2019
AF EDERMİSİN?
20 Mayıs 2019
Emperyalizm için kazanmak
08 Nisan 2019
Hayatta mısınız?
18 Mart 2019
Yine batı terörü, kim ne ister?
08 Mart 2019
Yazsam mı yazmasam mı?
01 Mart 2019
Nereden başlasam?
13 Şubat 2019
Kendin ol hayatını yaşa
23 Ocak 2019
Vefa
07 Ocak 2019
Haydi, ucuz siyasete
01 Ocak 2019
Suçlu her şartta ve zamanda Müslümanlardı!
27 Aralık 2018
Arap Baharı mı, Avrupa Kışı mı?
21 Aralık 2018
Çalışmayan üretmeyen düşünce insan fıtratına aykırıdır
14 Aralık 2018
Bildik ama yaşamadık
12 Aralık 2018
Biraz da siyaset
06 Aralık 2018
Dert
03 Aralık 2018
Algılarla yaşıyoruz
29 Kasım 2018
Emanet mi?
26 Kasım 2018
Ben olsam affetmem
21 Kasım 2018
Ağaya bir porsiyon kanat çek
19 Kasım 2018
Ne mesuliyeti
15 Kasım 2018
Yangınlarla imtihanımız
Haber Yazılımı