Furkan ALAKUŞ Sekülerleşme
Yazı Detayı
13 Haziran 2020 - Cumartesi 15:20
 
Sekülerleşme
Furkan ALAKUŞ
damgam
 
 

Nedir bu sekülerleşme? şeklinde bir başlangıç yapabiliriz. Sekülerleşme, münhasıran Batılı/pagan toplumlara ait bir olgudur; orada ortaya çıkmıştır. Avrupa"da sekülerleşme sürecinin ortaya çıkışında İslâm medeniyeti ve İslâm düşüncesi itici rol oynamıştır. Sözlük anlamı, dünyevîleşmek demektir. Bu dünyevileşme aslında bizim de anladığımız ve kullandığımız şekildir. Ahireti bırakıp dünyaya dalmak... Tarla/takım için kardeş, amcaoğlu veya baba katili olmak...

Terminolojik anlamı ise, insanın Tanrı"dan, din"den bağımsızlaşması; otorite, hegemonya ve meşruiyet kaynaklarını Tanrı-merkezli bir din"e dayandırmaması; insanın aklını, özgür iradesini ve seçimini "kilise" otoritesinden ve tasallutundan kurtarması demektir. Aslında burada da şunu anlıyoruz aynı ateizmde olduğu gibi, aynı Tanrı’yı ve dini inkar eden filozoflarda olduğu gibi kökende problem kiliseyle yani din üzerinden sahtekarca halkı baskılayıp söğüşleyen kitleye getirilen tepki sanki...

Sekülerleşme aslında o zaman için artık kilisenin de yıkımının yolunu açıyordu. Newton, Kopernik ve Descartes de temelleri atan isim oluyordu. Bilimsel devrim... sözde bu sayede insanlar özgürleşecekti ancak öyle bir hale geldiler ki ne insan kaldı ne aile ne toplum ne insanlık...

Şöyle bir baktığımızda da gözlerimizin önünde her gün birer birer insanlar yitip giderken yani ölüp gömülürken veya işte buradaki her şeyi bıraktığını gözümüze sokarken dünyevileşmek mümkün müdür veya mantıken bir açıklaması var mıdır? Diyoruz ki, dünya malı dünyada kalır...

İşte bu cümle, biz dünya malı değiliz. Kendini öyle addeden var mı, bilmiyorum varsa bizden değildir herhalde. Kim ne derse desin ölüleri görüyoruz. Tenasüh veya reenkarnasyon dediğimiz ruh göçüne de inancınız yoksa ki olsa bile burada göçen ruhtur yine dünya malı sizde kalmaz, yitireceksiniz, ee nedir bu sevda?

Şöyle bir yakın çevrenize, coğrafyamıza bir bakalım. Tarla misalen dünya malıdır, para da öyle, ev de yani buraya ait her şey bura haricinde önem arz etmiyor. Ancak bakıyorsunuz baba/oğul, kuzenler, akraba, eş/dost demiyor birbirlerini yiyorlar. Tam ifade budur sanırım. Son 50 yılda bir hesaplama yapılsa 1 milyona yakın insan ölmüş deseler hiç şaşırmam. Bu işin dolaylı boyutlarından biridir.

Bir diğer dolaylı yönü ise doymayan insanoğlu ve bu nedenle yaşanan huzursuzluklar, varılamayan mutluluk... Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur ifadesi bir fıtrat göstergesidir. Maneviyatın inkarı mümkün değil bunu görememek ise yine manevi bir körlüktür diyebiliriz.

Sonuç olarak, sekülerizm ve postmodern türevleri üzerinde kafa yoramazsak, insanlığın büyük bir çölleşmenin, yokoluşun eşiğine sürüklenmesini önleyemeyiz.

 
Etiketler: Sekülerleşme,
Yorumlar
Haber Yazılımı