Yusuf AKTAŞOĞLU Şehirleşme 2
Yazı Detayı
18 Mart 2021 - Perşembe 11:28
 
Şehirleşme 2
Yusuf AKTAŞOĞLU
damgam
 
 

Şehirler kendi sınırları içersinde yaşayan tüm canlılara ev sahipliği yaptığı gibi her şehrinde soyut anlamda canlı bir varlık olduğunu kabul etmeliyiz.
Hemen hemen birçok şehre; şehrin boğazı(hava alışveriş bölgesi) şehrin kalbi(en kalabalık ve işlek bölgesi) şehrin göbeği(en kalabalık yeri), şehrin akciğeri (Yeşil alanlar) şehrin burnu(çıkıntılı yüksek yerleri) şehrin can damarı(ana har teller) şehrin gözbebeği(şehrin en kıymetli yeri) şehrin yüzü, şehrin aynası, şehrin nabzı, şehrin gururu, şehrin ruhu, şehrin önü, şehrin arkası, şehrin sırtı diye adlandırmaktayız.
Elbette bu insani içgüdüsel, insan yakıştırması ve adlandırmalarıyla kalmayıp birde bunun üzerine şehrin yakası, şehrin örtüsü gibi yaklaşımlarla onu giydirir, över ve severiz aynı birbirimizi övdüğümüz, bağlandığımız ve sevdiğimiz gibi.
Şehirler anadır, babadır, kardeş, yar ve sevgilidir.
Şehirler birbirlerine komşudur aynen bizim gibi.
Bazen de şehir bugün sessiz deriz sessiz olduğumuz zamanlar gibi.
Sahi siz kaldırımlarla hiç konuşmadınız mı?
Geçtiğiniz sokaklardan huzur bulmadınız mı? Evinizi hiç sevmediniz mi?
Bütün bunlar ve daha fazlası biz şehrin yaşayanları olarak herkesi kendi şehrine aidiyet duygusuyla bağlanmasını sağlar.
Bu sebeple içersinde yaşadığımız şehrin konuşlandığı alan, şekil, yükseklik, düzlük, kolaylık, enginlik, zorluk, geçim, imal edilmiş ve edilen yapılardaki kullanılan malzemeler, mimari durum, estetik ve zarafet insan gelişimi noktasında çok ciddi bir yer tutar.
İsminden anlaşıldığı gibi avlulu kargır evler, hayatlı evler, müstakil evler, gecekondular, dubleks, tripleks, daire, şato, villa, konak vs bu evlerin her birinde yaşayan insanın baktıkları pencereden, iklimden, doğadan hayata bakış açıları ister istemez farklılık göstermektedir.
Bu yaşam alanlarının birbirinden farklı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.
Şehir bu yaşam alanlarından ve bu yaşam biçim alan topluluklarının birbirinden kopuk değil de müşterek asgaride aralarını derelerin, surların ya da yolların kesmediği daha ziyade kavuşturduğu bir şehir oluşturmalıyız.
Geçmişini unutmayan aynı zamanda gelecek nesillere de miras bırakacak şekilde korumak, bugünü ve bugünün teknolojisi, elementleri, kullanılan malzemeleri ve yaşam standartlarına uygun bir şekilde yaşamak o donanıma sahip olmak ve geleceği de unutmadan gelecek nesillere de yakışır şekilde de yaşam alanları planlamalıyız.
İşte o yüzden şehrin gelişimini hakkıyla ortaya koymaz, lokomotif cazibe merkezlerini uygun konumlandırmaz, tarihi, kültürel değerleri korumaz, tarım alanlarını hor görür, gelişim ve göçü hesaplamaz, doğal afetleri hiçe sayar en azından 25 ve 50 Yıllık hesaplamalarla mastır planlar çizmez ve o plana uymazsanız dünü inkâr, bugünü sağlıksız yarınları da elbirliğiyle karartmış oluruz maalesef.
O yüzden attığımız her temel, koyduğumuz her taş ve biçimlendirdiğimiz her yapı aynı zamanda kendimizi, hayata bakış açımızı, geçmiş, bugün ve geleceğimizi de ortaya koymaktadır.
Şehirler laf üstüne laf koyanların değil, taş üstüne taş koyanların ellerinde büyümelidir.
Kalın sağlıcakla.

 
Etiketler: Şehirleşme, 2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Nisan 2021
Ha babam ha, kim tutar bizi?
16 Mart 2021
Şehirleşme 3
08 Mart 2021
Papa'nın Irak'a ziyareti
16 Şubat 2021
Şehirleşme1
09 Şubat 2021
Şehirleşme
02 Şubat 2021
Koronavirüs ve alışkanlıklarımız
10 Ocak 2021
Gazeteciler Günü
09 Aralık 2020
İnsanlık yakınlarını unuttu
06 Aralık 2020
An yok ki...
27 Kasım 2020
İlaç reklamları
26 Kasım 2020
Hakkını vermek gerek
25 Kasım 2020
Uzak eğitim
25 Kasım 2020
Mafyanın dizayn ettiği siyaset
24 Kasım 2020
Sonunu baştan hazırlayan kavim
22 Ekim 2020
Siyaset gevezelerin işi değildir
13 Eylül 2020
Biz Müslümanlar olarak bu acıları duymak, görmek zorundamıyız?
11 Eylül 2020
Bugün 11Eylül
10 Eylül 2020
En büyük emperyal büyük şeytan Amerika’dır
08 Eylül 2020
O şehirde
08 Eylül 2020
Sosyal medya çekilmez bir hal almış vaziyette
07 Eylül 2020
Selam olsun
05 Eylül 2020
Şeytandan korunmak için Allah'ı tanımak gerek
04 Eylül 2020
Haps olan İslam
04 Eylül 2020
Gecekondu
03 Eylül 2020
Büyük şeytan Amerika
10 Ağustos 2020
Siyaset rakibine saldırmak değildir
09 Ağustos 2020
Ülkenin gündemi
08 Ağustos 2020
İslam coğrafyası
07 Ağustos 2020
Seviyesiz siyaset zulüm getirir
06 Ağustos 2020
Ekonomi daralmakta
06 Ağustos 2020
Eğitim
05 Ağustos 2020
İyiler kaybetmiş durumda
20 Temmuz 2020
Her elbise her bedene olmaz...
12 Haziran 2020
Olurluk Makamı
01 Haziran 2020
Katilsin Amerika katilsin katil
01 Haziran 2020
Siyasi tarihte camiler
31 Mayıs 2020
İnsanlık tarihi bu corana virüsünü çok kötü bir şekilde hatırlayacak
05 Mayıs 2020
Küresel corona virüs
27 Mart 2020
Allah muhafaza Bilim Kurgu Filmi gibi...
16 Mart 2020
Korona virüsü şaka değil!!!
06 Ocak 2020
Batılılar akıl
19 Aralık 2019
Erdem
19 Aralık 2019
Yereldeki Başkanlarımız
12 Aralık 2019
Misafir
11 Aralık 2019
Gelişmiş ülkeler
11 Aralık 2019
Ölümü gösterenler
10 Aralık 2019
Pohpohlama
09 Aralık 2019
Bir Memlekette Üretici
04 Aralık 2019
2 Milyon yerli 1 Milyona yakın mültecisiyle
29 Kasım 2019
Millet gitti nereyi buldu...
08 Kasım 2019
Bir dostum geçen anlattı
07 Kasım 2019
Biz istiyoruz ki
04 Kasım 2019
Küresel emperyalizm
16 Ekim 2019
Küresel emperyalizm İslam coğrafyasında yenilecektir
15 Ekim 2019
Kardeşiz ve Kardeş kalacağız
08 Ekim 2019
Bir kesimi anlamış değilim: Onlar
26 Eylül 2019
Havlunuzu atmayın
24 Eylül 2019
Kan dökmekle hak ikna edilmez
10 Eylül 2019
Buyrun bugün AŞURA
19 Ağustos 2019
17 Ağustos depreminin yıldönümü
05 Ağustos 2019
Çarpık çurpuk
26 Temmuz 2019
Söz mü? Söz
23 Temmuz 2019
Keşke'ye rağmen
18 Temmuz 2019
Oku Ali oku artık
04 Temmuz 2019
Bilmem anlatabildim mi?
29 Mayıs 2019
AF EDERMİSİN?
20 Mayıs 2019
Emperyalizm için kazanmak
08 Nisan 2019
Hayatta mısınız?
18 Mart 2019
Yine batı terörü, kim ne ister?
08 Mart 2019
Yazsam mı yazmasam mı?
01 Mart 2019
Nereden başlasam?
13 Şubat 2019
Kendin ol hayatını yaşa
23 Ocak 2019
Vefa
07 Ocak 2019
Haydi, ucuz siyasete
01 Ocak 2019
Suçlu her şartta ve zamanda Müslümanlardı!
27 Aralık 2018
Arap Baharı mı, Avrupa Kışı mı?
21 Aralık 2018
Çalışmayan üretmeyen düşünce insan fıtratına aykırıdır
14 Aralık 2018
Bildik ama yaşamadık
12 Aralık 2018
Biraz da siyaset
06 Aralık 2018
Dert
03 Aralık 2018
Algılarla yaşıyoruz
29 Kasım 2018
Emanet mi?
26 Kasım 2018
Ben olsam affetmem
21 Kasım 2018
Ağaya bir porsiyon kanat çek
19 Kasım 2018
Ne mesuliyeti
15 Kasım 2018
Yangınlarla imtihanımız
Haber Yazılımı